Ziraat Forum

Buradasınız:Anasayfa arrow Sizin Yazýlarýnýz
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • green color
  • blue color

Tem 22
2008

özgeçmiþ

Yazar : aslýsah Kategori : Untagged 

adým nesliþah adü ziraat fakültesi ziraat mühendisliði toprak bölümü mezunuyum yalova atatürk bahçe kültürleri merkez araþtýrma enstitüsünde stajýmý yaptým ýso2200 ve haccep belgelerine sahibim marmara bolgesi civarýnda olmak üzere iþ arýyorum teþekkür ederim e mailim: nesli_exe@hotmail.com.
Tem 06
2008

ÝS ÝLANÝ

Yazar : emineejdar Kategori : ziraatiletisimbahçe itkileribahçe bitkileriagriculture

Merhaba, Antakya Mustafa Kemal üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümünden yeni mezun oldum iþ deneyimim yok ama tuttuðunu koparan azimli biriyim Antakya ici ikamet etmekteyim. Orta derecede ingilizce ve iyi derecede bilgisayar biliyorum. isterseniz cv de gönderebilirim. Ýlginize þimdiden TESEKKÜRLER...
Haz 29
2008

özgeçmis

Yazar : erman Kategori : özgeçmiþziraatbahçe bitkileri

   Merhaba,

Uludað Ünviversitesi  Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri mezunuyum. Þu anda Ýstanbul'da oturmaktayým. Kendi bölümümle ilgili olarak üretim, satýþ ve pazarlamasýnda görev alabilecek yapýda olup iþleyiþi kolay anlayan ve kavrayan bir yapým vardýr. Firma stajýmý Antalya'da ERÜST tarýmda yaptým.  Bunun dýþýnda herhangi bir firmada deneyimim bulunmamaktadýr. Fakat kendine güveni tam ve iþleyiþ anlamýnda yenilikçi bir yapým olduðundan deneyimsizliðimi bu þekilde telafi edebileceðimi biliyorum. Ýþletme yapýsý yenilikten yana olan bir firmada çalýþmak istemekteyim. Böyle bir iþletmenin herhangi bir departmanýnda zorlanmadan çalýþacaðýma inanýyorum.

Haz 13
2008

SIÐIR YETÝÞTÝRÝCÝLÝÐÝNDE TIRNAK BAKIMI

Yazar : muratgurkan Kategori : Untagged 

 

Sýðýr yetiþtiricisinin "týrnaðý yoksa sýðýrda yok" sözü, çok önemli bir gerçeði iþaret etmektedir. Bir sýðýr ayaðýnda, týrnaklar, dikey pozisyonda vücut aðýrlýðýný taþýyabilecek kapasitede olmalýdýr.

Ayak hastalýklarý, süt veriminin azalmasýna sebep olarak sütten elde edilen gelirin düþmesine ve hayvanýn yem yemesine engel olarak kilo kaybetmesine sebep olmaktadýr. Buna ek olarak tedavi ve veterinere ödenen para da ayrý bir masraf meydana getirmekte ve iþletme giderlerini arttýrmaktadýr.

Alýnabilecek önlemler, bir süt sýðýrcýlýðý iþletmesinde saðlam týrnaklý ineklerin seçimi ve sürü idaresi iþleri ayak hastalýklarýnýn minimuma indirilmesi mümkündür.

Düzenli týrnak bakýmý: Yýlda en az iki kez týrnak bakýmý yapýlmalý ve kuruya çýkmadan önce de inekler týrnak kontrolünden geçirilmelidir.

Týrnak uzamasý özellikle bahar aylarýnda maksimum olup bu dönemde daha dikkatli olunmasý ayak saðlýðý konusunda baþarýyý artýrýr.

May 31
2008

Ýþ Arýyorum

Yazar : ugur023 Kategori : Untagged 

Ziraat Mühendisliði (Hayvansal Üretim) Bölümü mezunuyum  Askerden yeni geldim iþ arýyorum

May 28
2008

Nar Hakkýnda Yardým!

Yazar : nizamdelice Kategori : Untagged 

Narlarýn yeni çýkan filizlerinde yeþil bitler sürekli çýkýyor bunlarý yok etmek için çeþitli ilaçlar denedik örneðin; Bazudin 20 EC.

 

Daha etkin mücadele etmek için ne tür ilaçlar kullanmalýyýz.

May 21
2008

elma yetiþtirme

Yazar : rýdvan Kategori : Untagged 

arkadaslarr elma ekmek istiyorum.. orhangazide 16 dönüm tarlamýz varr..ve etrafýmýz elma ve seftali aðaçlarý ile dolu... verimlii topraklarýmýzzz... bodur elma konusunda bilgi istiyorum..
Nis 19
2008

Neden Organik Tarým Yapmalýyýz

Yazar : organikci Kategori : ziraattarimagriculture

 

 

 

NEDEN ORGANÝK TARIM YAPMALIYIZ?

 

Org. Tar. Tek. Gökhan KENANOÐLU

gokhankenanoglu@hotmail.com                                                                                       

 

  

 GÝRÝÞ

 

                          Günümüzde insanlar için en önemli unsurun saðlýk olduðu kabul edilmiþtir. Hatta " her þeyin baþý saðlýk " denilerek saðlýðýn insan için ne kadar önemli olduðu vurgulanmýþtýr. Ýnsan saðlýðý, kiþilerin tükettiði gýdalar ve yaþadýðý ortamla doðru orantýlýdýr. Bu yüzden saðlýklý bir yaþamdan bahsedebilmek için; týbben insan saðlýðýna zararý tespit edilmiþ her türlü kimyasal girdileri ve yaþadýðýmýz ortamý yaþanmaz hale getirebilecek her türlü olumsuz faktörleri ortadan kaldýrmalýyýz. Özellikle henüz hala alternatifi bulunamayan ve yaþamanýn koþullarýndan olan beslenmenin ana maddesi olan gýdalarý tüketirken çok dikkatli olmalýyýz. Gýda tüketirken kimyasal zararlý ilaçlardan ve diðer zararlý bileþenlerden arýnmýþ olmasýna dikkat etmeliyiz.

 

                           Ýnsanýn vazgeçilmezlerinden birisi de tabiî ki sudur. Hatta en önemlisi sudur. Peki, bu olmazsa olmazýmýz bugün ne durumdadýr hiç merak ettiniz mi? Durumun hiç iç açýcý olmadýðýný baþtan belirtmek isterim. Bugün ülkemizde yaygýn bir þekilde uygulanan tarým metodu Konvansiyonel Tarým Metodudur. Yani kimyasal maddelerin ve zirai ilaçlarýn en çok kullanýldýðý bir tarým metodudur. Tamam, belki de bu metodun amacý bizim bitmeyen ve tükenmeyen gýda ihtiyacýmýza yanýt vermektir. Ama bunu bize verirken bizden nelerimizi aldýðýný hiç düþündünüz mü? Öncelikle uðruna savaþlar bile yapýlabilen en önemli deðerlerimizden suyumuzu almaktadýr. Tarýmda kullanýlan kimyasal ve zirai girdiler çeþitli durumlarla karþýlaþarak yeraltý su kaynaklarýmýza ulaþmaktadýr. Bu ulaþma, toprak ve ürünler üzerindeki kimyasal atýklarýn yaðýþlarla toprak altýna sýzarak su kaynaklarýmýza karýþmasýyla birlikte doðrudan da yeraltý su kaynaklarýmýza ve içme sularýmýza karýþmasý mümkündür. Bunun yanýnda bilinçsizce ve savurganlýkla kullanýlan suyun durumu vahimdir. Çünkü su, yenilenemeyen kaynaklarýmýzdandýr. Bu yüzden her gün her alanda en önemlisi içme suyu olarak kullandýðýmýz su, saðlýðýmýzý tehdit etmektedir.

 

                           Konvansiyonel tarým metodunun bizden almaya çalýþtýðý önemli hususlardan birisi de saðlýðýmýzdýr. Ýnsana en saygýsýz tarým metodudur bence. Çünkü bizim hayatta kalmamýz ancak ve ancak saðlýklý olmamýzla baðlantýlýdýr. Fakat bu metot bizi adeta yok sayýyor.

 

                           Konvansiyonel üretim metodu yalnýz insanlarý deðil, tüm ekosistemi tehdit etmektedir. Hayvanlara olan zararý da göz ardý edilemez. Uygulanan alan üzerinde zararlý kalýntýlar býrakan bu metot hayvanlarýn ölümüne neden olabilmektedir. Ayrýca çevreyi olumsuz etkilemektedir. Ya hala bir tarým ülkesi olan Türkiye ‘nin vazgeçilmezleri arasýnda bulunan Topraðýnýn bu metotla birlikte katledilmesine ne diyeceksiniz. Toraða uygulanana kimyasal ilaçlar, zamanla topraðýn yapýsýný bozarak verimsizleþmesine neden olmaktadýr. Hatta ileriki dönemlerde topraðýn iþlev görmemesine de neden olmaktadýr. Yenilenemeyen kaynaklarýmýzýn içinde bulunan Topraklarýmýza yapýlan bu muamele, ileride gýda sýkýntýsý çekeceðimizi düþündürmektedir.          

 

      

 

 

 

 

Dünyamýzý ve Tüm Canlýlarý Kurtaracak Olan Felsefe... " ORGANÝK TARIM "

 

                           Bugün tarýmda kullanýlan kimyasal ilaçlarýn ve gübrelerin insan saðlýðýna olan zararlarý bilimsel çalýþmalarla kanýtlanmýþtýr. Bunun yanýnda bu maddelerin, doðal kaynaklarýmýzý ve çevremizi kirlettiði de bilinmektedir.

 

                           Bugün aðýrlýklý olarak uygulanan tarým metodu " fazla ürün elde etme " anlayýþýna sahiptir. Buyüzden insan saðlýðý ikinci plana itilmiþtir. Ýnsanlar yok sayýlmakta, çevre ve doðal kaynaklarýmýz yok sayýlmakta, gelecek nesil kimsenin uðrunda deðil, yenilenemeyen kaynaklarýmýz haince kullanýlýyor... Bu gibi durumlarýn hâkim olduðu dönemlerde bulunmaktayýz. Bu durumlarýn vahim olduðunu fark eden milletler hemen harekete geçerek " ORGANÝK TARIM " felsefesini öne atmýþlardýr. Bu felsefeye göre, ekolojik sistemde hatalý uygulamalar sonucu kaybolan doðal denge yeniden kurulmaya çalýþýlacaktýr. Bu yapýlýrken de;  insan ve çevreye dost olarak, kimyasal tarým ilaçlarý, hormonlar ve mineral gübreler yasaklanarak bir metot geliþtirildi. Organik Tarým " fazla ürün elde etme " anlayýþýnýn dýþýnda " üründe kalite " anlayýþýnýn mensubu olmuþtur.

 

                          Organik Tarým, insan dostu, çevre dostu ve insan saðlýðýna saygýlý bir tarým metodudur. Buyüzden, Organik Tarým, bu felsefeyi algýlayan insanlar tarafýndan hemen benimsenmiþ ve desteklenmiþtir.

 

                          Organik tarým, bir tarým metodunun dýþýnda iyi bir yaþam felsefesi de olmuþtur. Doðallýðý, kaliteyi, güvenirliliði, temiz bir çevrenin olmasý gerektiðini ve geleceðimizi teminat altýna alýnmasýnýn gerektiðini benimsemiþ insanlar Organik Tarýmý her hareketlerine yansýtmaya çalýþmýþlardýr ve bu felsefeyi yaþamlarýyla baðdaþtýrmayý istemiþlerdir. Organik tarýmý hem felsefi hem de metotsal olarak destekleyen toplumlar organik tarýmýn geliþmesine büyük katký saðlamýþlardýr.

 

                          Organik Tarým gereklilikten ortaya çýkmýþtýr ve ekosistemi kurtarýcý bir görev üstlenmiþtir. Bugün çok hýzlý bir þekilde yayýlan Organik Tarým, performansýný tüm milletleri yakýndan ilgilendiren amaçlarýna borçludur.

 

 

 

Organik Tarýmýn Hedefledikleri...

 

                          Her hareket bir amaca yöneliktir. Organik tarýmýn da bazý amaçlarý vardýr. Bunlar;

 

  • Toprak erozyonunu önlemek,
  • Su kalitesini korumak,
  • Enerji tasarrufu yapmak,
  • Kimyasallarýn insanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak,
  • Çiftçilerin ve tarýmsal iþletmelerde çalýþan insanlarýn saðlýðýný korumak,
  • Küçük çiftçilere yardým etmek,
  • Daha nitelikli ürün elde etmek,
  • Gelecek nesilleri korumak amaçlarý güdülmüþtür.

 

 

              

                 

 

                          Organik Tarým üretim metodunun bu amaçlara yönelik olduðunu bilen toplumlar hemen bu metodu savunarak Organik Tarým camiasýna katýlmýþlardýr. Amaçlarý ve avantajlarýyla göz kamaþtýran Organik Tarým felsefesi biranda Dünya Felsefesi haline geldi. Çünkü kimsenin itiraz edemeyeceði gerekçeleri savunarak ekosistemin yeniden kazanýlmasýnda samimi ve güvenilir bir yol izlemeyi hedeflemiþtir. Organik Tarým; metoduyla, sistemiyle, güvenilirliðiyle, samimiyetiyle insanlarý etkilemeyi baþarmýþtýr. Çünkü yukarýda bahsettiðimiz organik tarýmýn amaçlarý tüm dünyayý çok yakýndan ilgilendiren konulardan meydana gelmektedir. Bu amaçlarý gerçekleþtirmeyi hedefleyen sisteme büyük destek verilmesi gerekir. Bana göre Organik Tarým hakkýnda bilinçlenmek ve bu felsefeyi anlamak da bir destektir. Organik Tarým hakkýnda bilgi sahibi olmuþ bir kiþinin herhangi bir ortamda konuyla ilgili bilgi vermesi Organik Tarýmýn yayýlmasýna yardýmcý olacaktýr. Organik Tarým hakkýnda bilgisi olan kiþilerin yeri geldiðinde konuþmalarý gerekmektedir. Çünkü bu dünya hepimizindir. Ölene kadar içerisinde yaþayacaðýmýz bir ortamýn geleceði tehlikeye düþmüþse hep beraber hareket edip kurtarmamýz icap eder. Eðer saðlýðýmýzý tehdit eden bir þeyler varsa bu þeyleri ortadan kaldýrmaya çalýþmak yine bizlere düþer. Eðer bizden geçti diyorsanýz en azýndan gelecek nesiller için bir þeyler yapalým. Çünkü gelecek nesillere kötü yaþam koþullarý býrakmaya hakkýmýz yok.

 

                          Organik Tarým Yaþam Felsefesine katýlmamýz için hiçbir ön koþul gerekmemektedir. Din, ýrk, renk, millet, cinsiyet, mezhep... gibi bir ayrým söz konusu deðildir. Çünkü bugün içinde bulunduðumuz ortam saðlýðýmýzý tehdit etmektedir ve tüm dünyayý ilgilendirmektedir. Ayrýca hatalý yapýlan tarýmsal uygulamalarla ileride içerisinde yaþanmaz hale gelen bir dünya meydana gelecektir. Buyüzden tüm dünya milletleri Organik Tarýmýn hýzlý yayýlmasý ve uygulanmasý için destek vermeleri gerekir. Tarým politikalarý Organik Tarým üzerine kurulmalý ve son sürat çalýþmalar baþlamalýdýr. Türkiye dâhil olmak üzere birçok ülke Organik Tarýma hýzla geçmektedir. Tüm dünya ülkelerinin organiðe geçiþ yapmalarý için ülkenin karar mekanizmalarýnýn hýzlý çalýþmasý ve zaman kaybetmeden organik tarým lehine karar alýp uygulamaya geçmeleri gerekir.

 

 

 

Organik Tarým Bir DEVRÝMDÝR!

 

                          Dünya tarihinde devrimler ve darbeler çoðunlukla kanlý olaylara, büyük ekonomik ve toplumsal çöküþlere, bunlarla birlikte toplumlarý hep geriye ve zarara götürmüþtür. Bugün dünyada devrim ve darbe olaylarý istenmeyip sürekli zararlarýndan bahsedilmektedir.  Bugün yaþama standartlarýmýzý zorlayan, saðlýðýmýzla ve bizi ilgilendiren her þeyle dalga geçip bizi yok sayan konvansiyonel Tarým Metodu artýk tahammül edilemeyecek kadar haddini aþmýþtýr. Bütün bu olumsuzluklarý gözden geçirdim ve karar verdim. Ben bir DEVRÝMCÝ olmalýyým. Yýllarca bize zarar veren, kimyamýzý bozan Konvansiyonel Tarým Metodunun hakim olduðu kurulu düzeni bozma çalýþmalarý yapmalýyým. Bir DARBE de ben vurmalýyým.

 

                           Tarýmda Organik Tarýmýn baþlamasýyla bir devrim meydana gelmiþtir. Bu DEVRÝM ‘in amacý; insan haklarýný savunmak, doðal dengeyi korumak ve eski zararlý tarým metoduna DARBE vurmaktýr. Bütün bu düþünceler tekrar tekrar gözden geçirildi ve kurulu düzenin yýkýlmasýna karar verilmiþtir. Tarihte neredeyse ilk defa bir DEVRÝM ve DARBE olaylarý zararla son bulmuyor. Çünkü DEVRÝM neredeyse tüm dünyanýn desteðiyle yapýlýyor. Sebep; ömür gittikçe kýsalýyordu, sebebi bilinemeyen ölümler artýyordu, gýdalardan gerçek tat alýnamýyordu, kolay hastalanýlýyordu, çevre aþýrý kirleniyordu, yeraltý kaynaklarýmýz zarar görüyordu, küresel ýsýnmaya olumsuz etki yaratýlýyordu. Ve bunlar gibi birçok sebep vardý.

 

                           Devrim için gerekli gerekçeler vardý. Örgütler, dernekler ve çeþitli kurum ve kuruluþlar oluþturuldu. Bununla birlikte hýzlandýrýlmaya baþlandý. Her þey; saðlýklý yaþamak, uzun ömürlü olmak, temiz bir çevreye sahip olmak, doðal kaynaklarýmýzýn ömrünü uzatmak, yaþam kalitesini arttýrmak ve gelecek nesilleri teminat altýna almak gibi amaçlar içindi. Þimdi bu Organik Tarým Felsefesinin arkasýnda koca bir dünya yer alýyor. Ve þimdi neredeyse herkes tarafýndan desteklenen Organik Tarým, çok hýzlý bir þekilde faaliyet göstermeye devam etmektedir.

 

 

 

Organik Tarým ve Güvenilirlik

 

                           Organik Tarým bugün dünyada uygulanan tarým metotlarýndan en güveniliridir. Çünkü bir ürünün organik ürün özelliði taþýyýp taþýmamasý büyük titizlikle denetleniyor. Organik tarýmýn en can alýcý özelliði kayýt tutma ve kontrollere baðlý sertifikalamadýr. Bir organik ürünün tohumdan hasada kadar hatta depolamadan pazarlamaya kadar her aþamasý kontrol edilmektedir. Bu kontroller Tarým Bakanlýðýna baðlý organik tarým kontrol ve sertifikasyon kuruluþlarýdýr. Bunlar yerli ve yabancý orijinli olmaktadýr ve müteþebbislerin her uygulama aþamalarýný kayýt altýna almaktadýrlar. Üretilen ürünlerin organik ürün kriterlerine uygunluðu laboratuar ortamýnda çeþitli testler yapýlarak onay verilmektedir. Bu testlerin sonucunda bir ürün organik ürün unvanýný alabilmesi için, üretiminde hiçbir kimyasal girdi veya yasaklanmýþ gübre çeþidi kullanýlmamasý gerekmektedir. Tamamen doðal yollarla ve doðal bitki koruma yöntemleriyle üretilmesi gerekmektedir. Hormon uygulamalarý Organik Tarýmýn yasaklarý arasýndadýr.

             

                          Organik ürünün taklitlerinin yapýlmasýna izin vermemek ve "organik"  kelimesinin anlamýna yakýn olan doðal, ekolojik gibi kelimelerin kullanýlmasýyla insanlarý yanýltmaya izin vermemek için Organik Ürün Logosunun bulanmasý zorunlu hale getirilmiþtir. Ve bunun yanýnda ilgili kontrol ve sertifikasyon kuruluþunun da adý ve logosunun bulunmasý zorunlu hale getirilmiþtir. Organik Ürün Logosu olmayan hiçbir ürün Organik Ürün deðildir. Bir ürünün Organik Ürün olabilmesi için kesinlikle logo ve yetkili kuruluþlarýnca denetlenmiþ olduðu belirtilmiþ olmalý. Aksi taktirde organik ürün olmaz.

 

                          Organik üretimdeki bu tür uygulamalar tüketicilerin Organik Tarýma olan güvenilirliðini arttýrmaktadýr. Yani ürün organik ürünse kesinlikle doðal, hijyenik ve saðlýklý bir gýdadýr. Çünkü Organik Tarým hiçbir þekilde sahtekârlýða ve ürünün doðal olmayan yollarla üretilmesine izin vermemektedir.   Yani Organik Tarým þunu diyor; ya organik ürün üreteceksin ya da üretmeyeceksin. Organik ürüne yakýn bir ifade kesinlikle organik ürün olarak kullanýlamaz. Organik sertifika verilmeyen bir ürün de kesinlikle organik ürün olamaz.

 

                          Hiçbir kimyasal girdi kullanmadan üretim yapan bir kimse organik tarým yapmýþ olmaz. Organik tarým dedelerimizin yaptýðý bir tarým þekli deðildir. Çünkü organik tarýmda kayýt tutma, kontrol etme ve sertifikalandýrma esastýr. Ben þu zamana kadar hiçbir dedemin veya atamýn kayýt tuttuðunu ve ilgili kuruluþlarca kontrol ve sertifika iþlemlerini gördüðünü duymadým. Her ne olursa olsun ¸her ne kadar doðal üretildiði iddia edilirse edilsin kesinlikle organik Tarým Yönetmeliðine uygun bir üretim þekli izlenmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

Organik Tarýmýn Küresel Isýnmayla Ýliþkisi

 

                          Günümüzde en önemli çevre problemlerinden birisi olarak deðerlendirilen iklim deðiþikliði problemi, genel olarak yenilenemeyen doðal kaynaklarýn yakýlmasý sonucu oluþan sera gazlarý (CO2, CH4, N20) emisyonlarýnýn atmosferde birikmesi sonucu ortaya çýkmaktadýr. Tarýmsal faaliyetler sonucu da sera gazlarý oluþtuðu bilinmektedir. Nitekim dünya genelindeki toplam sera gazlarý emisyonlarý içindeki tarýmsal kaynaklý emisyonlarýn oraný %20 civarýndadýr (OECD, 2001).

                           Tarýmsal faaliyetler küresel ýsýnmayý arttýrmakta, küresel ýsýnma da tarýmsal alanlardaki üretim ve verim üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadýr. Karasal iklim görülen alanlarda, daha yüksek oranda toprak tuzluluðu, erozyon ve çölleþme problemleri görülmekle ve bu alanlarda ekstrem hava þartlarý daha sýk bir þekilde ortaya çýkmaktadýr.

                           Bütün bu faktörler tarýmsal verimlilik üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadýr. Ýklim deðiþiklikleri, tarýmsal faaliyetler üzerinde doðrudan etkili olduðu için, çevresel etkileri daha az olan tarýmsal metotlarýn kullanýlmasý, günümüzde bir zorunluluk haline gelmektedir. Organik tarým, ekosisteme, iklim deðiþikliði etkilerine karþý daha dayanýklý olabilme özelliðini kazandýrmakta ve tarýmsal kaynaklý sera gazlarýnýn oluþumunu azaltýcý tedbirleri içermektedir (FAO, 2002). Kyoto protokolünde yer alan Karbon Havuzu kavramý, organik tarým yöntemi sayesinde kýsmen de olsa gerçekleþebilmektedir. Organik tarým sisteminin, küresel ýsýnmaya yol açan CO2, CH4, N2O emisyonlarýnýn oluþumu üzerindeki etkileri, aþaðýdaki bölümlerde özetlenmiþtir.

                           Doðal ormanlarýn ve bitki örtüsünün her geçen gün tahrip edilerek tarýmsal amaçlý olarak kullanýlmasý sonucu dünya üzerindeki toplam bitki biokütlesindeki azalma ve organik maddenin topraktan uzaklaþarak atmosfere geçmesi, tarýmsal kaynaklý CO2 emisyonlarýnýn en büyük nedeni olarak görülmektedir.

                          Yapýlan bazý araþtýrmalar, organik tarým sistemlerinde ortaya çýkan CO2 emisyonlarýnýn klasik tarým sistemine göre %48-66 daha düþük olduðu sonucunu ortaya koymaktadýr. Organik tarým sistemlerinde daha düþük oranlarda fosil yakýtlarýn kullanýlmasý sonucu daha az emisyonun ortaya çýkmasý, bu düþüklüðün en önemli nedenlerinden biri olarak deðerlendirilmektedir. Ayrýca sentetik gübre ve pestisit kullanýmýnýn sýnýrlandýrýlmýþ olmasý da dolaylý olarak bu tür girdilerin üretimi ve taþýnmasý esnasýnda ortaya çýkan emisyonlarýn azalmasýna yol açmakladýr (FAO, 2002).

 

 

 

 

 

 

 

 

Konvansiyonel Ürünlerin Zararlarý ve Organik Tarým Farký

                          Son yýllarda gerek tarýmsal ilaçlarýn, gerekse gübrelerin bilinçsizce kullanýmý bitkisel üretimde miktar artýþýnýn yanýnda kalitesiz ve insan saðlýðýný tehdit edecek ürünlerin ortaya çýkmasýna neden olmuþtur. Sanayileþmeden kaynaklanan çevre kirliliðinin de etkisiyle soframýza gelen sebze ve meyvelerin doðallýðý, güvenilirliði neredeyse kalmamýþtýr. Ülkemizde kanser vakalarýnýn artýþýnda pestisit denilen tarým ilaçlarýnýn "aþýrý" ve "uygunsuz" kullanýmýnýn büyük payý olduðu açýklanmaktadýr.

                          Çarþý ve pazardan alýnan Sebze/meyve örneklerinde, üst sýnýrýn üzerinde nitrit, nitrat, kurþun, pestisit miktarlarýna rastlanmýþtýr. Bebekler ve çocuklar; eriþkinlere göre, gýdalardaki kimyasallardan ve pestisit kalýntýlarýndan dolayý geliþmekte olan sistem ve organlarýna daha büyük yük bindiði için daha fazla risk altýndadýr. Alerji teþhisi konan bebeklerin beslenmelerine geriye dönüp bakýldýðýnda, alerji sebebi olarak gýdanýn kendisiyle deðil, gýdalardaki pestisit (böcek ilacý), nitrit, nitrat kalýntýlarý ile karþýlaþýlmaktadýr. Alerji riskini de artýrdýðý için, özellikle bebek ve çocuklarýn organik ürünlerle beslenmesinin ileriki yaþlardaki yaþam kalitesi açýsýndan önemi büyüktür.

                          Son araþtýrmalara göre (Journal of Family Health Care Vol:13 No:1, 2003), pestisit ve kimyasallarla karþýlaþan çocuklarda; hormonal bozukluklarýn, kavrama ve öðrenmede geriliðin ve kanser riskinin arttýðý görülmektedir.

                          Olgunlaþmadan toplanan meyve ve sebzelerdeki düþük vitamin ve besin oranlarýnýn yanýnda organik ürünler doðal besin içeriði açýsýndan da daha zengindir. Hammadde-üretim-son ürün aþamalarýnýn tamamý kontrol altýndadýr ve sertifikalýdýr. Organik tarýmla üretim yapýldýðý baðýmsýz yetkili kuruluþlar tarafýndan denetlenir ve sertifikalandýrýlýr. Kontrol ve sertifikasyon, organik tarýmýn en önemli basamaklarýndan biridir. Sertifika sistemi, ürünün ekolojik standartlara göre üretildiðinin, iþlendiðinin, paketlendiðinin garantisidir. Ýzlenebilir olmasýndan dolayý, raftaki üründen, hammadde ve üreticiye kadar her aþamasýnýn güvenliði öðrenilebilir, izlenebilir.

                          Küresel ýsýnmada gerçek suçlu, fosil yakýtlar ya da ekonomik görüþe yanlýþ hizmet veren bilim ve teknoloji deðildir. Doðadaki bütünlük ve dengeyi kavrayamayan, kaynaðý yerli yerinde kullanamayan yanlýþ insan yönetimleridir. Çözüm dünyaya ekonomik deðil ekolojik bakabilmektir. Gerçek insan ihtiyaçlarýný samimiyetle sorgulamak doðayý dinlemek gözlemek anlamak ve ders çýkarabilmektir. Bütünün içinde kendimizin önemini ve nereye koyacaðýmýzý kavrayacak farkýndalýðý elde etmektir. Bunu ancak ekosistem yaklaþýmý ile elde edebiliriz. Ýnsanoðlu doðal ekosistemlerden sistem fonksiyonlarýný sürdürmesini ve tarýmýn karýnlarýný doyurmasýný bekliyorsa sürdürülemeyen taleplerinden ve bunun getirdiði yanlýþ yönetimlerden vazgeçmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Konvansiyonel Tarým ile Organik Tarým Sistemlerinin Arasýndaki Temel Farklar

 

 

 

 

 

 

TARIM

SÝSTEMÝ

 

 

 

 

 

KONVANSÝYONEL

Sürdürülebilir

ORGANÝK

 

TARIM

PEYZAJI

Hedef alýnan tür, girdi kullanýmý, altyapý ve Pazar durumu þekillendirir.

Bulunduðu coðrafyaya (iklim, toprak,su, canlý, topoðrafya vd) uygun, dýþa açýk ancak içinde dengede

 

PAZAR

 

 

Ulusal ve uluslar arasý ekonomik standartlar. Üretim, iþleme, taþýma, depolama, paketleme, tüketiciye arza kadar zincir ayrý sektörlerin yönetiminde

Giriþimcilik ve çeþitlilik içinde tüketiciye doðrudan mümkün olabildiðince üretim sahasýndan ulaþma esas

 

SOSYAL YAPI

 

 

Sosyal yapýda tarým ayrýcalýklý rolünü yitirmiþtir.Genel anlamda tarýmýn ekonomik faaliyet yönü aðýr basar

Tarým yaþamýn her yerindedir. Adalet

ve hakkaniyete dayalý, tarým sistemi

faaliyetinin içindeki her bireyin refahýný gözeten, kültür ve sanatla özdeþik, her sisteme özgü farklý yapý

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÝRDÝ

KULLANIMI

 

 

 

 

 

 

 

CANLI

 

 

 

Özelleþmiþ iþletmelerden satýn alýnan ekonomik anlamda üretim için tek tür standart tohum, fide, fidan, damýzlýk hayvan, yavru, yumurta böcek, mikroorganizma vb. ( bitki besleme, koruma ajanýbiyopreparatlar dahil)

 

Ekolojik ekonomik ve sosyal anlamlar

barýndýran bitkisel ve hayvansal tür içi

ve türler arasý biyolojik çeþitlilik;

tarým sistemi içinde yerleþik canlý ve

komþu sistemlerle paylaþým

 

 

MADDE

 

Kaynaðýndan çýkarýlarak iþlenmiþ kimyasal dýþ girdi

 

Büyük ölçüde sistem içindeki

döngülerden, yetmediði durumlarda en

yakýn üretim atýðý kaynaklardan

 

 

ENERJÝ

Fosil yakýta ve kimyasala dayalý, makine uygulamalý insan enerjisi düþük

 

En az enerjiyle en yüksek üretim

maddesi çýktýsý hedefinde Alternatif

enerji kaynaklarý (güneþ, rüzgar, su,

jeotermal vd.) ve insan aðýrlýklý.

 

 

 

BÝLGÝ

Girdi yoðundur, teknolojinin paket halinde sunduðu statik teknik bilgiye dayanýr

 

Bilgi yoðun, tarým biliminin yaný sýra çevre bilimleri, sosyoloji, antropoloji, ekonomi bilimlerini aðýrlýklý olarak kullanma. En önemli girdi bilginin kýsa, orta, uzun vadeli getiriler için sistem yönetiminde dinamik kullanýlmasý

 

 

 

 

TOPRAK

 

 

YAPISI -BÜNYESÝ

 

Aðýr, hafif veya týnlý yapýda olabilir. Zaman içinde aðýr makinelerin çalýþmasý, yoðun iþleme ve toprak örtüsünün

olmayýþý nedeniyle bozulmaya açýlýr

Aðýr, hafif veya týnlý yapýda olabilir.

Zaman içinde ideal bünye ve furda

yapýda dengelenir

 

BESÝN ÝÇERÝÐÝ            

Dýþ girdiye baðýmlý, sürekli hareket halinde

Depo durumunda gerektiði kadar salýnýmlý

TOPRAK

CANLILARI

Faydalý canlýlar aleyhine zararlýlar lehine tür ve populasyon varlýklarý

 

Çok çeþitli türler barýndýrýr, denge

içerisinde, hastalýk etmenleri dýþlanmýþ

 

 

EROZYON VE

ÇÖLLEÞME

Sürekli iþleme, toprak örtüsünün olmayýþý ve kullanýlan kimyasallar neticesinde erozyon ve çölleþmeye açýk

 

Sürekli örtü ve dengeli yapýdan ötürü

suyu bünyesine alýr, rüzgâra dayanýr

 

 

SU

 

 

Takvime baðlý, petrole dayalý sulama

 

Gerekirse sulama. Canlýnýn coðrafyaya

uygunluðu esas. Sistem içinde ve toprakta su depolama

 

 

 

Organik Tarýmýn Sürdürebilirlik Kurallarý

 

                          Doðadaki denge ve düzeni gözlemeye, anlamaya çalýþmak , doðadaki çeþitliliði ve verimliliði tarýma taþýmak,insanýn hýrs ve kontrol güdüsünden kaynaklanmayan gerçek ihtiyaçlarýný yaþamýn her zaman ve zemininde samimiyetle sorgulamak, sahip çýkmak, saygý göstermek , teknolojiyi akýlla, aklýda yürekle kontrol etmek için organik tarýmýn sürdürebilirlik kurallarý uygulanmasý gerekmektedir. Bu altýn gibi 8 kural aþaðýda açýklanmýþtýr.

 

 

1) DENGE VE UYUM: Organik tarým ne doðayla mücadele ve doðayý kontrol amacý

gütmeli ne de doða korumacýlýðýna yönelmelidir. Kendi sistemini kontrol ve doða içerisinde

doðal mücadelesini vermek hedefinden sapmamalýdýr. Üretimde toprak, su, hava, canlý

arasýnda süregelen doðal iþlevler göz önünde bulundurulmalýdýr. Topraðýn verimlilik ve

sürdürülebilirliði esas alýnýr. Bitkilerin azot isteði doðal azot döngüsü ve topraðýn azot

baðlama kapasitesinin artmasý ile saðlanmaya çalýþýlýr. Bitki saðlýðý bitkinin savunma

mekanizmasýný güçlendirerek ve canlýlar arasý iliþkileri yöneterek yapýlýr. Topraða organik

maddeyi döndürmek ve toprak organik maddesinin döngüsünü yavaþlatmak þarttýr.

 

2) AKILLI KULLANICILIK: Akýllý kullanýcýlýk üretim sisteminin olabildiðince kendi doðal

döngüsünü kurmak bu döngüyü yetiþtirilen ürünlere yüksek verim olarak yansýtmaktýr.

Döngüde en az enerji harcayarak en yüksek madde çýktýsý hedef alýnmalýdýr. Çiftlik dýþý

girdiler ve yenilenemeyen kaynaklardan gelen girdiler minimuma indirilmelidir. Analizler ve

sürekli gözlemlerle gerektiði zaman en düþük düzeyde ve hedefe yönelik dýþ girdi

kullanýlmalýdýr. Sistem dýþý girdi en yakýn ve sürdürülebilir kaynaklardan saðlanmaya

çalýþýlmalýdýr

 

3) ADALET-HAKKANÝYET: Organik tarým hem çiftçiye hem de çalýþanlarýna kaynaklara,

fýrsatlara ulaþmada imkân tanýr. Yerel düþünür ama bütünü görür. Bu anlamda hem yerel hem

de küresel iliþkileri güçlüdür. Birçok gönüllü üretici veya tüketici dünyanýn dört bir yanýndaki

organik çiftliklerde imece usulü çalýþarak doðayla ince bir uyumun pratik sanatýný yakalamaya

ve birbirlerine destek vermeye çalýþýr. Yine tüketici gruplarý kendilerine ulaþma þansý olmayan

üreticilere ulaþarak, bilgi ve pazarlama desteði vererek gýdalarýný gönül rahatlýðýyla

tüketmekte ve çiftçinin doðrudan ekonomik kazanç elde etmesini saðlamaktadýr.

 

4) BÝYOLOJÝK ÇEÞÝTLÝLÝK: Tarým ekosisteminin kendi içerisinde kurulu dengesi

çevresinde olan doðal, yarý doðal ya da yönetimli sistemler içerisinde alacaðý dengeye

baðlýdýr. Tarým sistemi ne kadar fazla biyolojik çeþitlilik içerirse dalgalanmalar o kadar az

olur ve sistem denge bulur.

 

5) GELENEKSEL BÝLGÝ: Organik tarým yerel kültürleri inceler. Nesiller boyunca hava

olaylarýnýn, gökyüzünün, ayýn hareketlerinin, doða ve canlýlar arasýndaki iliþkilerin

incelenmesi ile oluþan ve tarýmsal uygulamalara yansýyan bilgiyi deðerlendirir. Bu bilgileri

bilimle baðdaþtýrýp þartlara ve uygun teknolojiye uyarlayarak kullanmanýn yollarýný arar.

 

6)  KENDÝNE YETME PRENSÝBÝ: Organik tarýmcý ekolojinin temel prensiplerine göre

iþlettiði sistemini en uygun þekilde ekonomik ve sosyal hedeflerine ulaþmaya yönlendirme

kararlýlýðýnda olmalýdýr. Ekosistem yaklaþýmcýsý yaþamý süresince öðrenen, sorgulayan ve

paylaþan kiþidir. Asla mevcut bilgi düzeyini ve yaptýklarýný yeterli görmez. Yerel, bölgesel ve

küresel olarak gruplar oluþturarak güçlenir. Kendi deðerlerinin adýný koymaya, korumaya ve

geliþtirmeye çalýþýrken baþka deðerleri tanýmayý ve paylaþmayý ihmal etmez.

 

 

7) ÝKLÝM VE COÐRAFYAYA UYGUNLUK: Ayný coðrafyada tarým sisteminin yapý ve

iþleyiþ olarak çevresindeki doðal ekosistemle olan benzerliði ölçüsünde sürdürülebilirliði söz

konusudur. Organik tarým yüzyýllar boyunca geliþen geleneksel tarým bilgi sistemlerinin

tecrübesini bugünün doðal kaynak tabanýný dikkate alarak ve tarým teknolojisine baðlayarak

sistemini kurmalýdýr. Tarým küresel ýsýnmanýn getirdiði sorunlarla varlýðýný sürdürmek

zorundadýr. Ekosistem yaklaþýmcýsý gelecekte iklim deðiþiminin kendi coðrafyasýna olacak

etkilerini þimdiden hesaba katabilme öngörüsündedir. Örnek verirsek Akdeniz Bölgesi çiftçisi

en az toprak iþleme, en az sulama, yerel çeþitleri gelecekteki sýkýntýlar için koruma ve bugün

için kullanma gibi tedbirler almak zorundadýr

 

8) ENTEGRE ÇÝFTLÝK YÖNETÝMÝ. Organik üretici toprak, su, enerji ve biyolojik

kaynaklarý korurken yeterli bir üretim saðlayacak, kar getiren, entegre çiftlik yönetimini

benimser. Alternatiflere ulaþmanýn dört yolu;1)Farklý ürün gruplarý yetiþtirmek (bitkisel,

hayvansal), 2)Giriþimlerini çeþitlendirmek (tarým yaný sýra turizm, tarýmsal sanayi) 3)Farklý

tarým uygulamalarý yapmak (su kültürü, organik sertifikalý ürün) 4)Pazarlama stratejilerini

çeþitlendirmek (giriþimci, yenilikçi, doðrudan) þeklinde tanýmlanabilir.

 

 

Organik ‘ e Gitmenin 10 Önemli Sebebi

 

1) Organik ürünler zehirli kimyasal maddelerin karýþýmýndan örtülü deðildir. Konvansiyonel yetiþtirmede elmanýn yüzeyinde hafif yýkamadan sonra bile ortalama 20-30 suni zehir vardýr. Ýçgüdülerine güven ve organiðe git.

 

2) Taze organik ürünler yoðun olarak çiftçilik üretiminden  %50 daha fazla vitamin , mineral ve diðer mikro besin maddeleri  ihtiva eder. Bilim söylüyor ki ; organik tarým sizin için iyidir.

 

3) Genetiði deðiþtirilmiþ gýdalardan kurtulmanýn tek yolu organiðe geçmektir.organik yiyecek satýn almayla , GMO deki kuþkularýný kaydediyor ve onlara karþý küçük bir protesto yapýyorsun.

 

4) Süt ve et ürünleri yiyorsan, organik senin ve ailenin saðlýðýný korumak için daha gereklidir . Yoðun olarak mandýra inekleri ve çiftçi hayvanlarý hastalanýp hastalanmasalar da bir gün bazýnda; anti-biyotik, hormonlarýn, anti parazit ilaçlarýnýn ve birçok baþka ilaçlarýn tehlikeli karýþýmlarýyla besleniyorlar. Bu ilaçlar süt ve et ürünleriyle tüketicilerin üstüne direkt geçmektedir. Bu ilaçlar Kroner ve yüksek kan basýncý gibi et ile ilgili hastalýklara yardýmcý faktör olmak zorundadýr.

 

5) Organikle ilgisi olmayan çiftçi hayvanlarýnýn %99 u UK dadýr ve þimdi genetiði deðiþtirilmiþ soya ile besleniyor. Ve UK da organik sýðýrlarda BSE nin durum raporlarý vardýr. Genel his söylüyor ki; organik emin yiyecektir.

 

6) Organik ürünlerin sade ve çok daha iyi bir tadý vardýr. Meyve ve sebzeler meyve suyu ve lezzet dolu ve çok fazla farklý çeþitlerle uðraþýr. UK da üretimde organik patatesin 100 farklý çeþidi vardýr ve yani sadece patates!

 

7) Organik çiftlikler bizim güzel ve çeþitli vahþi tabiatýmýzý destekler ve terbiye eder. Son 30 yýl içerisinde, þiddetli çiftçilik UK da dramatik erozyona yol gösterdi, bazý alanlarda vahþi kuþlarýn % 70 düþer, çok eski çalýlýklar yok olur ve kelebeklerin en güzel türlerinin bazýlarýnýn nesillerinin tükenmesinin yanýnda, kurbaðalar, çayýr yýlanlarý ve yabani memelilerinde nesilleri tükenmektedir.

 

 

8) Vergilerimiz arasýndan konvansiyonel ürünler için öderken, Organik yiyecekler þiddetli çiftçilik yiyeceklerinden gerçekten daha pahalý olmuyor. Her yýl milyarlarca pound doðal su tedariðimizi yapmak ve sularýmýzdan kimyasal maddeleri ve pisliði temizlemek için harcarýz. Ve BSS krizi bize 4 milyar pound'a mal olur.

 

9) Þiddetli çiftçilik tarým iþçilerinin saðlýklarýna ciddi zararlar verebilirler. Daha çok kanserin örnekleri vardýr, solunum problemleri ve baþka daha büyük hastalýklar organik tarýmcý olmayan tarým iþçilerinde vardýr. Bu, özellikle geliþmekte olan ülkelerde doðrudur ve zirai kimyasal madde kullanarak pamuk yetiþtiren çiftlikler için. Buyüzden baþka insanlarla ilgili kaygýlýysan organiðe git.

 

10) Çocuklar ve büyük çocuklar fikirleri gibi sadeysen, kýrsal alanlarý ziyaret etmek ve ormanlarda oynamak ve gençliðimizde yaptýðýmýz gibi tarlalar... Ömrünün geri kalanýnýn hatýrý için organiðe git!

 

SONUÇ

 

            Organik tarýmý benimseyip hayatýmýza tamamen sokarak ; daha iyi yaþam ortamý, daha saðlýklý beslenme, doðal kaynaklarýmýzdan daha çok faydalanma,  toprak erozyonundan daha etkin korunmak ve gelecek nesillerimize daha iyi yaþam koþullarý saðlaya biliriz. Yaþama standardýmýzýn düþük olduðu konvansiyonel sistemden kurtularak daha kaliteli ve yüksek yaþam standardýna sahip olan organik tarým sistemine geçmeliyiz. Ele avuca sýðmayan organik tarým faydalarý ve farklarý , daha zaman kaybetmeden organik tarýma geçmemize yeterli gerekçeler sunmaktadýr.

         

           Hayatýmýzdan kaybolan deðerlere bir yenileri daha eklenmeden tüm insanlar olarak dünyamýz ve en önemlisi kendimiz için organik tarým yapmalýyýz. Bugün kaliteden ve güvenden en çok bahseden sistem organik tarýmdýr. Artýk yeter! Býktýk bu konvansiyonel ürünlerden! Saðlýmýz bozuldu! Hem de tatlarý falanda iyi deðil! Bir de duydum ki ekosistemi de bozuyor! Diyorsanýz siz iyi bir organik tarýmcý olabilirsiniz.

 

         Organik tarýmýn yaygýnlaþmasýyla organik ürünler iç piyasada daha yaygýn boy göstermeye baþlayacaktýr. Daha huzurlu ve güvenli bir alýþveriþ yapabilirsiniz. Anneler babalar! Ýþlerinizden dolayý alýþveriþe gitmekte zorlanýyorsanýz ve çocuklarýnýzý alýþveriþe gönderirseniz kalitesiz ürün alacaklarýný düþünüyorsanýz, organik tarýma destek vermelisiniz. Çünkü Organik Tarým herkes tarafýndan desteklendiði ve üretimi yaygýnlaþtýðý taktirde artýk çocuklarýnýzý gönül rahatlýðýyla sebze ve meyve alýmlarýna gönderebilirsiniz. Çünkü organik ürün logosu taþýyan bir gýda kesinlikle organik kriterlerine uygundur.

 

         Dünyayý yaþanýr hale, içinde yaþayan canlýlarý da yaþatýr hale getirmeyi amaçlayan Organik Tarým Felsefesi , bugün saatlerce ayakta alkýþý hak ediyor bence. Çünkü saðlýklý ve huzurlu yaþam ancak ve ancak Organik Tarýmý hayata geçirerek mümkündür.  Yalnýz,  hayata geçirmede birkaç problemle karþýlaþýyoruz. Bunlar;

   

  • Organik Tarým konusunda Ýstenen seviyede bilgi sahibi olana teknik eleman yetersizliði.
  • Organik Tarýma yapýlan yetersiz destekleme ve teþvikler doðrultusunda organik tarýma olan az talepler. Talebin az oluþuyla ortaya çýkan yetersiz üretim ve iç piyasada pahalý ürün sýkýntýsý.
  • Giriþimcilerin Organik üretime baþlarken ve devam ederken fazla masraflarla karþý karþýya gelmeleri.

                         

                          Bu bahsettiðim problemler sadece birkaçýdýr. Fakat organik tarýmla ilgili bütün problemlerin çözümü mümkündür. Doðru tarým politikalarý izlemek ve organik tarýmý ekonomik yönden cazip hale getirmek yeterlidir. Fakat bunlarýn yanýnda en önemli problem ise; bugün organik tarým alanýnda en iyi imkânlarla eðitim almýþ ve alanýnýn üstünü okumuþ Organik Tarým Teknikeri arkadaþlarýmýzdan yararlanýlamama problemidir. Eðer organik Tarým Teknikerine yeterince hak ve yetki verilmezse Dünyada pilot bölgelerden biri seçilen Türkiye'nin bu fýrsatý kaçýrýp bu þansý eline yüzüne bulaþtýracaktýr. Çünkü Organik Tarým alýþýlmýþtan çok farklý bir felsefeye ve sisteme sahiptir. Bu sistemi doðru bir þekilde hayata geçirebilmek için; organik tarýma aþina olan kiþilerin bu alanda aktif olmalarý mecburidir. Organik tarýmda ilerlemede en saðlam adýmlardan birisi de; ilgili kurumlarýn Organik Tarým Teknikerlerini ön plana çýkararak kaliteyi arttýrmaktýr.

 

                           Baþta ülkemiz sonra tüm dünyamýz için yapýlan her eylemin tüm insanlara hayýrlý olmasý dileðiyle saygýlarýmý sunarým.

 

                                                                                                          Teþekkürler...

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

 

•1)      http://ailem.zaman.com.tr/?bl=7&hn=3000 / Dr. Yalým ÜNER

•2)      Küresel Isýnmayla Mücadelede Ekosistem Yaklaþýmýyla Tarýmda Sürdürülebilir Kaynak Kullanýmý / Huriye KARA

•3)      Uluslararasý Rekabet Araþtýrmalarý Kurumu Derneði

•4)      http://www.organicindia.com/top-10-reasons-to-go-organic.php

•5)      http://www.wwf.org.tr/nasil-yardim-edebilirsiniz/nasil-yasiyorsunuz/tarim-ve-gida/

                         

 

    

 

           

Nis 18
2008

ZÝRAAT MÜHENDÝSÝ

Yazar : kadirhamza Kategori : muhendis

ZÝRAAT MÜHENDÝSÝYÝM. ÝSTANBUL DA YADA ÇEVRE ÝLLERDE ACÝL EN ÝÞ ARIYORUM
Mar 30
2008

ORGANÝK TARIM NEDÝR

Yazar : keskinkilic Kategori : Untagged 

ORGANÝK TARIM NEDÝR

Ekolojik Tarým ; üretimde kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aþamasý kontrollü ve sertifikalý tarýmsal üretim biçimidir. Ekolojik tarýmýn amacý; toprak ve su kaynaklarý ile havayý kirletmeden ,çevre, bitki, hayvan ve insan saðlýðýný korumaktýr. Ekolojik tarýmýn geçmiþi 20.yüzyýla dayanmaktadýr. Zira çevre bilinci ve ozon tabakasýndaki incelme ve dünya geleceðinin tehlikeye girmesi gibi konular gündeme gelmiþtir.

Önceleri çok çeþitli yöntemler ve teoriler geliþtirilmiþ, hatta bu yöntemlere astrolojik boyutlar katýlarak ay ve yýldýzlarýn etkisini de üretime katan ekoller ortaya çýkmýþtýr. Tüm bu ekoller incelendiðinde görülen temel öðe ; ekolojik dengenin korunarak , bitkisel ve hayvansal üretimin birlikte aile iþletmeciliði þeklinde yapýlmasý , dolayýsýyla üretimden tüketime kýsa devrelerin kurularak kendi kendine yeterliliðin saðlanmasýdýr.

Bu özelliði nedeni ile 1. ve 2. Dünya savaþlarý sýrasýnda popüler olan ekolojik tarým 1950 yýlýndan sonra Amerika Birleþik Devletleri'nin Marshall yardýmý ile önemini yitirmiþ , saðlanan ekonomik katkýlar ve aþýrý desteklemeler sonucu entansif tarým süratle yayýlmýþ, makineleþme, kimyasal ilaç ve gübreler ile kimyasal katký maddeleri kullanýlmaya baþlanýlmýþtýr. 60’lý yýllarýn sonunda Avrupa Topluluðu' nun kurulmasý ve uyguladýðý tarýmsal destekleme politikalarý ,1970 de pestisitlerin ve kimyasal gübrenin keþfi de bu geliþmeye katkýda bulunmuþtur.

Ancak "Yeþil Devrim" olarak adlandýrýlan bu tarýmsal üretim artýþýnýn dünyadaki açlýk sorununa bir çözüm getirmediðini , aksine doðal dengeyi ve insan saðlýðýný süratle bozduðunu gören kiþi ve gruplar bu konuda araþtýrmalara baþlamýþlardýr . Bu araþtýrmalarýn sonucunda bilim çevreleri ve sivil toplum örgütlerinin baskýsýyla 1979 yýlýndan itibaren DDT grubu pestisitlerin kullanýmý A.B.D.'den baþlayarak tüm dünyada yasaklanmýþtýr. Bu durumda ekolojik tarým tekrar gündeme gelmiþ , 1980 yýlýndan sonrada tüketicilerin baskýsýyla aile iþletmeciliði þeklinden çýkarak ticari bir boyut kazanmýþtýr. ABD'de 0-2 yaþ grubu çocuk mamalarýnýn imalinde ekolojik ürünlerin kullanýlmasýný zorunlu tutan yasanýn da bu ticari boyuta katkýsýný belirtmek gerekir.

Ekolojik ürünler ticarete konu olunca beraberinde kontrol ve sertifikasyona iliþkin yasal düzenlemeler gündeme gelmiþtir. Avrupa'da önceleri her ülke kendine göre bazý düzenlemeler yapmýþ , daha sonra 24 Haziran 1991 tarihinde Avrupa Topluluðu içinde ekolojik tarým faaliyetlerini düzenleyen 2092/91 sayýlý yönetmelik yayýnlanarak yürürlüðe girmiþtir.

Ülkemizde ekolojik tarým faaliyetleri 1986 yýlýnda Avrupa'daki geliþmelerden farklý þekilde, ithalatçý firmalarýn istekleri doðrultusunda, ihracata yönelik olarak baþlamýþtýr. Önceleri ithalatçý ülkelerin bu konudaki mevzuatýna uygun olarak yapýlan üretim ve ihracata, 1991 yýlýndan sonra Avrupa Topluluðunun yukarýda adý geçen Yönetmeliði doðrultusunda devam edilmiþtir. Daha sonra 2092/ 91 sayýlý yönetmeliðin 14 Ocak 1992 tarihinde yayýmlanan 94 /92 sayýlý ekinde ; Avrupa Topluluðuna ekolojik ürün ihraç edecek ülkelerin uymak zorunda olduðu hususlar ayrýntýlarý ile belirtilmiþ ve ülkelerin kendi mevzuatlarýný uygulamaya koymalarý ve bu mevzuatýn da dahil olduðu çeþitli teknik ve idari konularý içeren bir dosya ile Avrupa Topluluðuna baþvurmalarý zorunluluðu getirilmiþtir.

Avrupa Topluluðu'ndaki bu geliþmelere uyum saðlamak üzere Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý çeþitli kurum ve kuruluþlarýn iþbirliði ile Yönetmelik hazýrlama çalýþmalarýna baþlamýþ ve "Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine Ýliþkin Yönetmelik" 24 Aralýk 1994 tarih ve 22145 sayýlý Resmi Gazete' de yayýnlanarak yürürlüðe girmiþtir.

Yönetmelik; alternatif bir üretim sistemi olan ekolojik (organik) tarýmýn gerçekleþtirilmesini saðlamak amacý ile çýkarýlmýþ olup Türkiye' de ekolojik tarým yapan üreticilerin ürünlerinin ekolojik olarak deðerlendirilebilmesi için gereklidir. Ýster ihracat için olsun isterse yurt içi tüketim amacýyla üretilen ürünler bu yönetmelikte belirtilen kurallar doðrultusunda ekolojik olarak deðerlendirilirler. Yönetmeliðin çýkarýldýðý yýl itibariyle yetersizliði söz konusu olmayýp, bugün için bilhassa ürünlerin Avrupa;ya ihraç edilmesi sebebiyle Avrupa Topluluðuna ait Ekolojik Tarým Yönetmeliði ile uyum saðlamasý gerekmektedir. Bu konuda Bakanlýðýmýz Ekolojik Tarým Komitesi ve Ulusal Yönlendirme Komitesinde üye olan resmi ve özel kuruluþlar ile bir çalýþma yapýlmaktadýr

Ekolojik ürünlerin üretilmesi, iþlenmesi, etiketlenmesi, depolanmasý ve pazarlanmasý aþamalarýnda uyulmasý gereken kurallar 5 kýsým ve 40 maddeden oluþan bu Yönetmelik' de ayrýntýlý olarak belirtilmiþtir. Yönetmelik ayrýca 6 adet ek içermektedir.

Daha sonra adý geçen Yönetmeliðin bazý maddelerinde uygulamada rastlanýlan aksaklýklarý gidermek amacýyla deðiþiklik yapýlmýþ, ekolojik tarým faaliyetleri sýrasýnda yapýlacak kusur ve hatalara karþý uygulanacak yaptýrýmlarýn da yönetmelikte yer almasý saðlanmýþtýr. Düzeltme Metni 29 Haziran 1995 gün ve 22328 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanarak yürürlüðe girmiþtir.

"Avrupa Topluluðuna Ekolojik Ürün Ýhraç Eden 3.Ülkeler" listesinde yer almak üzere de gerekli bilgileri içeren bir "Teknik Dosya" hazýrlanarak öngörülen süre içinde Dýþiþleri Bakanlýðý kanalýyla resmi baþvuru yapýlmýþtýr. Bu konudaki en büyük eksikliðimiz; Yönetmeliðimizin bir kanuna dayanmamasýdýr. En yakýn zamanda " Tarýmsal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine Ýliþkin Kanun" un çýkarýlmasý gerekir.Baþa Dön

 

<< Baþlangýç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>